Adli Tatil Bitti: Süreler Ne Zaman Doluyor?
Kısa cevap: Adli tatil 31 Ağustos 2026'da sona erdi; yeni adli yıl 1 Eylül'de başladı. Son günü tatile denk gelen süreler uzadı: hukuk davalarında 7 Eylül, ceza işlerinde 3 Eylül, idari yargıda 8 Eylül 2026. Ancak uzama otomatik değildir — yalnızca sürenin son günü tatile denk geldiyse uygulanır.
Son güncelleme: 1 Eylül 2026 · Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir.
Adli tatil sona erdi ve duran işler yeniden işlemeye başladı. Bu dönemde en çok yapılan hata, "tatil bitti, sürem bir hafta uzadı" varsayımıyla hareket etmek. Oysa uzama her süre için geçerli değil; üstelik hukuk, ceza ve idari yargıda üç ayrı kural ve üç ayrı son gün var. Aşağıda tarihleri, hangi sürenin uzayıp hangisinin uzamadığını ve Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik yaklaşımını kanun metinleriyle birlikte açıklıyoruz.
Adli tatil sonrası üç yargı kolunda üç ayrı son gün.
Adli tatil ne zaman bitti, yeni adli yıl ne zaman başladı?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.102 açık: "Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar." Ceza yargısında aynı takvim CMK m.331/1'de, idari yargıda ise İYUK m.61/1'de düzenlenmiştir. Yani 2026 yılında adli tatil 20 Temmuz – 31 Ağustos arasında sürmüş, 1 Eylül 2026 Salı günü yeni adli yıl başlamıştır.
İdari yargıda bir istisna vardır: bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan ve yalnızca bir idare veya bir vergi mahkemesi bulunan yerlerdeki idari yargı mercileri çalışmaya ara vermeden yararlanamaz (İYUK m.61/1). Böyle bir yerdeki dosyanızda ara verme hükümlerine güvenmeden önce mahkemenin durumunu teyit etmekte yarar vardır.
Süreler ne zaman doluyor? Üç yargı kolu, üç ayrı tarih
Uzama süresi ve başlangıç noktası her kanunda farklıdır. Bu fark çoğu içerikte gözden kaçar ama sonucu doğrudan değiştirir:
| Yargı kolu |
Dayanak |
Uzama |
2026 son gün |
| Hukuk davaları | HMK m.104 | bittiği günden itibaren 1 hafta | 7 Eylül 2026 Pazartesi |
| Ceza işleri | CMK m.331/4 | bittiği günden itibaren 3 gün | 3 Eylül 2026 Perşembe |
| İdari yargı | İYUK m.8/3 | sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren 7 gün | 8 Eylül 2026 Salı |
Tarihler 31 Ağustos 2026 (Pazartesi) bitişine göre hesaplanmıştır. Üçü de iş gününe denk geldiğinden ayrıca kayma olmamıştır.
Dikkat edilmesi gereken ayrıntı: İYUK "sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren" derken, HMK ve CMK "bittiği günden itibaren" der. Bu bir günlük fark, idari yargıdaki sürenin bir gün daha geç dolması sonucunu doğurur.
Her süre uzar mı? En sık yapılan hata
Hayır. HMK m.104 uzamayı yalnızca "sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa" öngörür. Yani belirleyici olan sürenin son günüdür; sürenin adli tatil içinde başlamış olması ya da bir kısmının tatile denk gelmesi tek başına uzama sağlamaz.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi bunu açıkça vurgulamıştır (E.2015/17494 K.2016/7567, 27.04.2016):
"HMK'nun 104. maddesinde öngörülen bir haftalık uzama, sadece sürenin adli tatil içerisinde bitmesi, başka bir deyişle sürenin son gününün adli tatil içerisinde kalması hâlinde mümkündür. Buna karşılık, sürenin son günü adli tatilin bitiminden sonraki bir tarihe rastladığı takdirde, herhangi bir uzama söz konusu olamaz."
Yargıtay 19. HD E.2015/17494 K.2016/7567
Hangi süreler uzadı, hangileri uzamadı.
İkinci sınırlama: m.104 yalnızca "bu Kanunun tayin ettiği süreler" için geçerlidir. Yani HMK'nın belirlediği süreler uzar; başka kanunlardaki süreler bu hükmün kapsamında değildir. Bu ayrım aşağıdaki iki başlıkta somutlaşıyor.
Adli tatilde görülen işlerde süre uzar mı?
HMK m.103, adli tatilde görülecek dava ve işleri sayar: ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti gibi geçici hukuki korumalar; her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin işler; nüfus kayıtlarının düzeltilmesi; hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar; iflas ve konkordato işleri; çekişmesiz yargı işleri; kanunlarda ivedi olduğu belirtilen işler.
Bu işler adli tatile tabi olmadığı için m.104'teki uzamadan da yararlanmazlar. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin E.2020/2035 K.2020/2171 sayılı kararında da belirtildiği üzere, adli tatilde görülen davalara ilişkin kanun yolu süreleri adli tatilde işlemeye devam eder ve bunlar hakkında HMK m.104 uygulanmaz.
İş davalarında istinaf ve temyiz süreleri uzadı mı?
İşçilik alacağı ve işe iade dosyaları bakımından bu soru kritiktir. İşçilerin açtığı davalar zaten HMK m.103/1-ç uyarınca adli tatilde görülür. Buna ek olarak 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.7/5, kanun yoluna başvurulan kararların bölge adliye mahkemesi ve Yargıtayca ivedilikle karara bağlanacağını düzenler.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, bu iki hükmü birlikte değerlendirerek iş uyuşmazlıklarında kanun yolu sürelerinin adli tatil nedeniyle uzamayacağı sonucuna varmış ve süresinden sonra yapılan temyiz başvurusunun reddine ilişkin kararı onamıştır (E.2020/9949 K.2021/8911, 23.06.2021). Uygulamada bu, iş dosyalarında istinaf ve temyiz süresinin adli tatilden bağımsız işlediği anlamına gelir.
İcra takiplerinde ve icra mahkemesinde durum nedir?
İcra ve İflâs Kanunu'nda adli tatile ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır; icra daireleri adli tatilde de işlem yapar. Süreler bakımından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yaklaşımı nettir (E.2017/1853 K.2021/1529, 30.11.2021):
"İcra ve iflas daireleri ile icra mahkemelerinde adli tatil hükümleri uygulanmaz… İcra iflas daireleri ve mahkemelerde görülmekte olan işlerde HMK'nun adli tatile ilişkin 104. maddesinin uygulama olanağı yoktur."
Yargıtay HGK E.2017/1853 K.2021/1529
Bunun pratik sonucu şudur: ödeme emrine itiraz, şikâyet gibi İİK'da düzenlenen süreler adli tatilde işlemeye devam etmiştir ve tatil bitiminde ayrıca uzamaz. İcra dosyalarında süre hesabı İİK m.19'a göre yapılır; sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre tatili takip eden günde biter.
Arabuluculuk süreleri adli tatilden etkilenir mi?
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda adli tatile ilişkin bir hüküm yoktur. Arabuluculuk, mahkeme dışında yürüyen bir süreç olduğundan başvuru, görüşme ve süreç süreleri adli tatilden bağımsız işler. Dava şartı arabuluculukta son tutanağın düzenlenmesinden sonra dava açma süresi bulunan hâllerde, bu sürelerin kendi kanunundaki düzenlemeye göre değerlendirilmesi gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Adli tatil 2026'da ne zaman bitti?
Adli tatil 31 Ağustos 2026 Pazartesi günü sona erdi; yeni adli yıl 1 Eylül 2026 Salı günü başladı (HMK m.102, CMK m.331/1, İYUK m.61/1).
Hukuk davalarında sürem ne zaman doluyor?
Sürenizin son günü 20 Temmuz – 31 Ağustos arasına denk geldiyse, süre HMK m.104 uyarınca bir hafta uzamış sayılır ve 7 Eylül 2026 Pazartesi günü mesai bitiminde dolar. Son gün tatil dışındaysa uzama yoktur.
Ceza dosyalarında süre neden farklı?
CMK m.331/4 ayrı bir kural getirir: adlî tatile rastlayan süreler işlemez ve tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır. Bu nedenle ceza işlerinde son gün 3 Eylül 2026 Perşembe'dir.
İcra takibindeki itiraz sürem uzadı mı?
Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E.2017/1853 K.2021/1529 sayılı kararında belirtildiği üzere icra ve iflas daireleri ile icra mahkemelerinde adli tatil hükümleri uygulanmaz; HMK m.104'ün uygulama olanağı yoktur.
İşçilik alacağı davamda temyiz sürem uzadı mı?
İşçilerin açtığı davalar adli tatilde görülür (HMK m.103/1-ç) ve 7036 sayılı Kanun m.7/5'teki ivedilik hükmü nedeniyle kanun yolu süreleri adli tatilden etkilenmez (Yargıtay 10. HD E.2020/9949 K.2021/8911).
Süremi kaçırdıysam ne yapabilirim?
Elde olmayan sebeplerle süreye uyulamaması hâlinde HMK m.95 ve devamındaki eski hâle getirme hükümleri gündeme gelebilir. Bu istisnai bir yoldur ve kendi koşulları vardır; gecikmeden değerlendirilmesi gerekir.
İlgili Makaleler
Av. Arb. Muhammed Çelik
Isparta Barosu'na kayıtlı avukat ve Adalet Bakanlığı siciline kayıtlı arabulucu. 2017'den bu yana Isparta'da faaliyet gösteren büromuz, usul ve süre yönetimi gerektiren uyuşmazlıklar başta olmak üzere geniş bir alanda hizmet vermektedir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez ve belirli bir dava sonucu vaadi içermez. Süre hesabı her dosyanın kendi koşullarına, tebliğ tarihine ve dava türüne göre değişir. Süre kaybı geri dönülemez sonuçlar doğurabileceğinden, dosyanıza özgü hesabı vekilinizle teyit ediniz.